ğretmenin sitesi
  Belirli Gün ve Haftalar
 
   
Öğretmenler Günü Tiyatromuz/Metnimiz..






CEMRE(öğretmen):
Deminden beri şunu söylemek istiyorum çocuklar:

 

İyi yazmak için en önemli şart konuyu iyi düşünmek, iyi anlayıp duymaktır.Gelecek ders için size bir konu veriyorum…Konumuz “En Mutlu Günüm “ olacak…Tabii ki çok mutlu günleriniz olmuştur. Ancak bunlardan birisini yazarsınız.
YİĞİT EMRE:Öğretmenim hayali bir mutluluk yazsak olur mu?
 
CEMRE:Ne gerek var çocuğum.Yaşanılmış,hissedilmiş bir çok şeyler dururken niye hayali yormalı?Hem hayali bir olay duyulmuş,yaşanılmış bir olay kadar samimi olmaz.Dersin bitmesine biraz zaman var.Konunun tam anlaşılması için birkaç örnek verelim.Siz çocuğum ,kalkınız.En mutlu gününüzü bizimle paylaşın.
 
ZEHRA:(biraz düşünür gibi yapar) Pek çok mutlu günüm oldu.Ama en mutlusu (sesi hafifçe titrer) babamı hapse götürdükleri gün oldu.
CEMRE:Soruyu galiba yanlış anladınız yavrum.En kötü değil en mutlu gününüzü sordum.
 
ZEHRA:Samimi olun demiştiniz efendim.
CEMRE:Peki , peki devam et çocuğum.
 
ZEHRA:Babam fakir bir arabacı…Sert ama pek sert bir adam efendim.Fazla olarakta çok içer.Aldığını bulduğunu meyhaneye götürür.Gece yarısı gelir. Gündüz kime kızmışsa gece onun hıncını annemden , benden çıkarır.4 yaşında bir kız kardeşim var.Gece oldu mu yatağını yükün içine sürükler.Tıpkı kedi yavruları gibi efendim…Onlarda bizi hiç kimse çiğnemesin diye köşelere saklanırlar ya….Babam bir gün arkadaşının başını yarmış..On gün hapsettiler..Ekmeğimiz yoktu efendim ama, gönlümüz rahattı.Güzel güzel oturuyorduk.Ara sıra komşuya bile gidiyorduk.Geceleri yüreğimiz titreyerek kapıların vurulduğunu beklemiyorduk.Dolayısıyla bu on gün en mutlu günümüzdü öğretmenim.
CEMRE:(kaşlarını çatar) Oturunuz oğlum.Galiba sınıfın en dertlisine rastladım.Siz söyleyiniz çocuğum.
ESRA:Öğretmenim ben hastanede yattığım günü hiç unutamam.Onu yazacağım.
 
CEMRE:Amma yaptınız ha!Daha iyi gününüz yok mu?
 
ESRA:Olmaz mı efendim.Daha ne iyi günler gördüm ama bu başka.Ben küçükken fıtık oldum efendim…Komşumuz doktor bey, bana hastanede ameliyat yaptırdı.Ah canım ne yandı bilseniz…İlk günlerde acımdan ölmek istedim.Ama sonra öyle rahat ettim ki.Beyaz yatak tertemiz pijama.Temiz temiz hemşireler insana çorba,et,süt,her şeyi getiriyorlar.Bana orada yan yataktaki arkadaşım kestane şekeri bile verdi.Ben bu kadar mutlu bir baksa gün daha hatırlamıyorum.
 
CEMRE:Sen de otur evladım.Siz anlatınız çocuğum.
 
HİLAL:Benim en güzel günümle en fena günüm bir arada geldi öğretmenim.Babam Anadolu’da askerdi.Yıllarca ondan para , mektup değil,hatta sağ haberini bile alamadık.Elimizdeki beş on para bitmiş bütün eşyamız satılmıştı.Vaktiyle iyi gün gördüğümüz için derdimizi kimseye söyleyemiyorduk.Nihayet 3 gün bir kuru ekmek parçasıyla yaşadık.Dördüncü gün açlıktan yüreğim ezilmiş,gözlerim kararmış olduğu halde eve dönmüştüm.Annemi hasta buldum.Başına bir çatkı çatmıştı.Gözleri ağlamaktan şişmişti.”Babandan para geldi çocuğum.Sana yemek hazırladım” dedi.Önüme sıcak bir çorba koydu. “Babam nasılmış?” diye sormaya cesaret edemiyor,aç bir kurt gibi çorbayı içiyordum.Bir aralık gözüm odada babamın kılıcına saatine,yüzüğüne ilişti.O vakit annemin
niçin ağladığını anladım.Ben de ağlamak istiyordum.Fakat o kadar açtım ki…Arkamı anneme çevirdim.Üç gün aç kaldıktan sonra sıcak bir yemek yediğim saatte ömrümün en mesut zamanı diyecektim,ama çorbama gözyaşlarımın acılığı karıştı.
 
CEMRE: Yetişir çocuğum oturunuz .Siz de söyleyiniz çocuğum..
 
ALPARSLAN:Benim en iyi günüm annemle babamın ayrıldığı gün oldu.Ama geçimsizlikten değil öğretmenim…O kadar iyi geçinirlerdi ki…Ama babamı işten çıkarmışlardı.O zamanlar aylıklarda tam ödenmiyordu ya…Babam bir çare düşündü.Anneme:”Seni bari terk edeyim,boşanalım da babandan maaş bağlasınlar” dedi.
 
CEMRE:(Elleri ceplerinde gözleri dalgın sınıfın içinde boydan boya gezinir.)Yeterli.
 
GİZEM:Öğretmenim bakın Vehbi ne diyor?”Ben büyük annemin öldüğü geceyi yazacağım “diyor.”büyük annemin çekmecesinde kavurma vardı.Onları mideye indirdim.Sonra onun boş yatağında rahat rahat yattım.” Diyor.İnsan büyük annesinin öldüğüne sevinir mi?
CEMRE: (Sinirlenir)Söz almadan konuşmayın demedim mi?Eğer bir daha…(Zil çalar)
 
YİĞİT:Ödev kaç sayfa olsun?
 
CEMRE: Kaç sayfa olursa olsun.
 
Müdür odası
 
ECEM: (öğretmenin uzattığı kağıdı alarak) Nedir bu?
CEMRE : İstifam
ECEM: (Şaşırır)Ne söylüyorsunuz?Sebep?
CEMRE: Öğretmenliği bırakıyorum.Jandarmada bir hizmete talip olacağım.
ECEM: İyi ama sebep ne?
CEMRE: Biraz daha cephede  taşımaya , kan görmeye ihtiyacım var.Öğretmenlik için gerekli olan metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım.
 
 
 
 

 
 
 
 
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
mehtapkilic.tr.gg